Bazı şehirler vardır, insanı konuşmadan etkiler. Amasra tam olarak böyledir. Özellikle akşamüstü gökyüzünü kaplayan bulutların arasından süzülen güneş ışıkları, Karadeniz’i adeta bir tabloya çevirir.

Biz burada yaşayanlar için deniz yalnızca manzara değildir. O bizim hafızamızdır. Çocukluğumuzun sesi, gençliğimizin yürüyüşü, yaşlılığımızın huzurudur. Limana oturup ufka baktığınızda, yıllardır aynı dalgaların kıyıya vurduğunu hissedersiniz.

Amasra turizm açısından her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlasa da hâlâ kendi ruhunu koruyabilmiş nadir şehirlerden biridir. Tarihi dokusu, doğal güzellikleri ve sakin yaşamıyla Karadeniz’in en özel rotaları arasında yer alır.

Özellikle fotoğraf tutkunları için Amasra’da gün batımı benzersiz kareler sunar. Gökyüzündeki turuncu ve lacivert tonlarının denizle birleştiği an, yalnızca görülmez; hissedilir. Bu yüzden Amasra’ya gelen herkes yanında biraz huzur götürür.
Hikaye Amasra'da Olta Balıkçılığı ve Denizden Sofraya Uzanan Lezzet Kültürü
Amasra mendireğinde olta balıkçılığı, mevsimlik Karadeniz avları ve taze balığın mendirekten sofraya uzandığı lezzet kültürü üzerine bir hikaye.
Hikaye Amasra Müzesi'nde Geçmişin İzlerini Sürmek
Hadrian torsosu, Roma amforaları, bronz sikkeler ve antik bahçesiyle Amasra Müzesi: Küçük Liman kıyısındaki taş binanın koruduğu binlerce yıllık kent hafızası.
Hikaye Ülker Dönümü Fırtınası
Ülker Dönümü Fırtınası 2 gün sonra, 2 Aralık ta esebilir.