Telefon Yoktu Ama Kimi İstersen Bulurdun
Cep telefonu yoktu ama kimi arasak bulurduk. Çünkü birbirimize konum değil, şehir bırakmıştık: Hergele Meydanı, Bedenaltı, gayık arası.
Bir Amasralı · 4 Ağustos 2026
O zamanlar cep telefonu yoktu. Ne klişe.
Ama çok ilginçtir, kimi arıyorsak bulurduk.
Bugünün çocuklarına bunu anlatmak biraz zor. Konum paylaşmazdık, mesaj atmazdık, “Beş dakikaya oradayım.” deme şansımız da yoktu. Buna rağmen, bir arkadaşımızı bulmak için endişelenmezdik. Çünkü onu nerede bulacağımızı aşağı yukarı bilirdik.
Bizim bir Hergele Meydanımız vardı mesela.
Şimdi ismini duyunca gözünüzün önüne büyük bir meydan gelmesin. Aslında meydan falan değildi. Kafekumsal’ın hemen yanında, bir çay bahçesine inen iki kanatlı demir bir kapıydı sadece.
Ama bizim için koskoca bir meydandı.

Gençler orada buluşurdu. Otururduk, sohbet ederdik, geleni geçeni seyrederdik. Kimi zaman hiçbir şey yapmadan saatler geçirirdik. Eğer birini arıyorsanız, önce Hergele Meydanı’na bakardınız.
Büyük ihtimalle oradaydı.
Orada değilse biraz önce ayrılmıştı. Belki bi Bedenaltı yada Nur Pansiyon yapıp, onbeş dakika sonra gelecekti. Gelmezse kesin ya E5’de yada gayık arasındaydı.
Telefonlarımız yoktu ama buluşma yerlerimiz vardı.
Bugün insanlar birbirlerine konum gönderiyor. Biz ise birbirimize şehir bırakmıştık. Herkesin bildiği köşeler, herkesin yolu düşen yerler vardı.
Bir arkadaşınızı bulmak için telefon rehberine değil, sokağa çıkardınız. Biraz yürür, birkaç kişiye selam verir ve sonunda onu bulurdunuz.
Ne gariptir ki, şimdi cebimizde dünyanın bütün iletişim imkânları var ama bazen birbirimizi bulmakta zorlanıyoruz. O zamanlar ise ne telefonumuz vardı ne internetimiz. Buna rağmen, insanlar birbirlerine çok daha yakındı sanki.
Aslında bunun sebebi Amasra’nın küçüklüğü değildi.
Belki de biz, birbirimizin hayatının biraz daha içindeydik.

Bir sonraki yazıda sizi mendireğe götüreceğim. İlk sigaramızı, ilk içkimizi içtiğimiz ve başımızı gökyüzüne kaldırdığımızda bütün Samanyolu’nun üzerimize serildiği o yaz gecelerini anlatacağım.
Senin de bir anın var mı?
Bu bölümü okurken aklına gelen bir şey olduysa yaz. Okuduktan sonra yayınlıyorum — adınla birlikte, yukarıdaki anıların yanında görünür.